'Enes ve ailesi otokratik eziyete maruz kalırken ABD bir köşede öyle duramaz'

'Enes ve ailesi otokratik eziyete maruz kalırken ABD bir köşede öyle duramaz'

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya mektup yazarak Enes Kanter'e destek verilmesini isteyen Oregon Senatörü Ron Wyden, Erdoğan rejiminin Kanter ve ailesine yönelik baskı ve tehditlerini Senato kürsüsünden dünyaya duyurdu. Wyden, konuşmasında Erdoğan'a seslenerek,

SAMANYOLUHABER | ÖZEL- NBA oyuncusu Enes Kanter'in Türkiye'ye iade edilmemesi için ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya yazdığı mektupta “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, kendisinden önceki birçok alıngan diktatör gibi Kanter ve ailesinin peşini bırakmıyor.” ifadelerini kullanan Oregon Senatörü Ron Wyden, Kanter'in maruz kaldığı baskı ve tehditleri Senato'ya taşıdı. 

Byden konuşmasına şu sözlerle başladı: "Sayın Başkan, bu öğlen üstü Senato’ya memleketimin takımı Portland Trailblazers’ta basketbol oynayan Enes Kanter adında genç bir adam hakkında konuşmak için geldim. Keşke bugün burada Cumartesinin sonuçları ya da bu akşam Clippers’a karşı yapılacak maçın üzerinden geçmek için olabilseydim ama maalesef Sayın Kanter herhangi bir basketbol maçının sonucundan çok daha fazla ciddi tehlikeler yaşıyor."
Amerikan Ulusal Basketbol Ligi'nin (NBA) yıldız isimlerinden Enes Kanter ocak ayında New York Kicks'ten Portland Trailblazers takımına transfer olmuştu.
ENES KANTER’İN AİLESİ TEHLİKEDE
“Ailesi de şu an bu tehlikelerle karşı karşıya.” diyen Wyden, Kanter’i şu sözlerle methetti: “Türkiyeli. Basketbol aşkı onu 2009’da ABD’ye getirdi ve 2012 seçmelerinde üçüncü olarak Utah Jazz tarafından seçildi. Parlak, akıllı ve nazik bir adam.” 
Wyden, Kanter’in memleketi Türkiye’nin geleceğiyle yakından alakadar olduğunu belirterek, “Bu önemli meseleler hakkındaki fikirlerini haklı bir şekilde dilediğince ifade edebilmesi gerektiğine inanıyor. Türkiye Başkanı (Recep Tayyip) Erdoğan bu yüzden ‘terörist’ olarak yaftaladı.” dedi. 
ABD DIŞINDA TUTUKLANABİLİR
Erdoğan’ın Kanter’in pasaportunu gerçek herhangi bir delilden mahrum suçlamalarla iptal ettiğini kaydeden Senatör Wyden, “Başkan Erdoğan, Interpol’den Sayın Kanter hakkında kırmızı bülten çıkarmasını talep etti –ki bu da takımı her ne zaman yurtdışına giderse kendisinin ABD’de kalması gerektiği anlamına geliyor. Bu durum, Londra ve Toronto’ya gitmesine mani oldu.” ifadelerini kullandı.
Wyden, Kanter’in kısa süre önce Washington Post’ta yayımlanan makalesinden şu kısmı Senato kürsüsünden paylaştı: “Kesinlikle bir hedefim ve Erdoğan beni susturabileceği Türkiye’ye dönmemi istiyor.” 
“ERDOĞAN KORKAK GİBİ KARŞILIK VERDİ”
Oregon Senatörü, Erdoğan’ın tam da diktatörlerin oyun kitabından çıkma stratejileri takip ederek hâlâ Türkiye’de yaşayan ailesini tehdit yoluyla kendisini susturmaya çalıştığını ve Kanter’in eleştirilerine korkak gibi karşılık verdiğini söyledi. 
Wyden, “Babasının neden yargılandığı sorulduğunda Enes ‘yalnızca babam olduğu için’ dedi. Enes şimdiden çok fazla fedakarlık yapmış genç bir adam. NBA’de oynama hayalini kovalamak için bir delikanlıyken evden binlerce mil uzağa taşındı. Yalnızca sözde bir Amerikan müttefiki olan Türkiye’nin geleceği hakkındaki görüşlerini açıklama suçundan bir terörist olarak yaftalandı.” diye konuştu.
SENATÖR WYDEN: SAYIN ERDOĞAN, DÜNYANIN GÖZLERİ ÜZERİNİZDE
Wyden, Kanter’in yıllar önce ailesiyle irtibatını kesmesinin sebebini şu sözlerle aktardı: “Çünkü Erdoğan’ın hükümetini eleştiren biriyle konuştukları için onları cezalandıracağına inanıyordu. Şimdi ise, onlara bir erişemeksizin, Enes sürekli olarak memleketinde sevdiklerine ne olacağı korkusuyla yaşamak zorunda.”
“Bugün burada, ABD Senatosu kürsüsündeyken iki önemli konu hakkında herhangi bir kafa karışıklığı kalmasın isterim.” diyen Wyden, “ İlk olarak, Sayın Erdoğan, dünyanın gözleri üzerinizde, dünya Enes Kanter’in babasına bu ve sonraki haftalarda nasıl davranacağınızı izliyor. Ve Sayın Erdoğan, dünya Enes Kanter gerek ABD toprakları üzerinde gerekse yurtdışına gittiğinde nasıl davrandığınızı izliyor. İkinci olarak, ABD, Enes ve ailesi bu otokratik eziyete maruz kalırken bir köşede öyle duramaz ve duramamalıdır.” dedi.
Oregon Senatörü Ron Wyden, Erdoğan'ın muhalif herkesi baskı ve tehditle susturmaya çalıştığını belirterek, "Özgür fikir ve ifadeye böylesine açık bir saldırı karşısında ABD sessiz kalamaz, kalmamalıdır." dedi.
“ERDOĞAN, BİR NATO MÜTTEFİKİNİ GİDEREK DAHA OTOTİTER YOLA SOKUYOR”
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya mektup yazdığına işaret eden Wyden, “Gerçek şu ki dışişleri bakanlığımız Sayın Kanter’in Trailblazers’la birlikte güven içinde seyahat etmesi ve halkının özgürlüğü savunabilmesi için gerekli tüm adımları atıyor olmalıdır. Enes Kanter, anayasamızca kutsal kabul edilen ifade özgürlüğünü kullanan genç bir adam ve Amerika sakini. ABD, özgür fikir ve ifadeye yönelik böylesine açık bir saldırı karşısında sessiz kalamaz.” diye konuştu.
Wyden, Kanter’in maruz kaldığı baskı ve tehditlerin münferit bir mesele olmadığını dile getirerek, “Bu yalnızca bir spor meselesi değil ve daha geniş bir kapsamda incelenmeli: Bir hükümet, bir NATO müttefikini giderek daha da otoriter bir yola sokuyor. Suudiler Washington Post köşeyazarı Cemal Kaşıkçı’yı Türkiye’deki bir konsoloslukta yüzsüzce öldürdüğünde Erdoğan kendisini gazetecilerin ateşli bir savunucu olarak sundu. Ama bu ‘aynası iştir kişinin lafa bakılmaz’ (actions speak louder than words) deyiminin karşıladığı klasik bir durum.” dedi.
TÜRKİYE, RUSYA VE ÇİN'DEN DAHA FAZLA GAZETECİYİ HAPSE ATIYOR Erdoğan’ın Suudilerden daha fazla gazeteciyi hapsettiğini vurgulayan Senatör Ron Wyden, “Aslında Erdoğan, Ruslardan, Çinlilerden ve dünya üzerindeki bütün otoriter rejimlerden de daha fazla gazeteciyi hapsediyor. Çünkü, Erdoğan tümü hakikati anlatmak istediklerinde bilerek ve korkusuzca bu baskıcı eylemleri göze alan gazeteci ve bağımsız medya kuruluşlarını hedef almıyor.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan barışçıl göstericileri de hapse attığını, geçen cuma Dünya Kadınlar Günü için barışçıl bir şekilde İstanbul’da toplanan insanlara baskı uyguladığını belirten Wyden, “Ve kötüye gidiyor, çünkü Erdoğan saldırılarını ve ademokratik normlarını işte buraya Amerikan topraklarına zorlayacak kadar yüzsüz. İki yıldan kısa süre önce, Erdoğan korumalarına şiddete başvurmayan göstericilere tam burada, ülkenin başkentinde saldırması için izin verdi. Vurgulamak gerekirse, bu saldırı tam da burada Amerikan topraklarında gerçekleşti. Tam burada. Tam burada. Beyaz Saray’dan kısa bir yürüme mesafesinde…” dedi.
“AMERİKALILAR KÜPLERE BİNMELİ”
“Amerikalılar bu tarz davranışlar karşısında küplere binmeli, özellikle de bunlar Türkiye gibi bir sözde dost ve müttefikten geldiğinde.” tespitinde bulunan Wyden, “Erdoğan’ın kısa süre önce Vladimir Putin’in Rusya’sından büyük bir askeri alım (S-400 hava savunma sistemi) yapma kararında daha da kararlı hale geldiği dikkatlerden kaçmadı.” bilgisini verdi. 
“Uydurma Interpol kırmızı bültenleri kullanma da tam Vladimir Putin’in taktikler kitabından çıkma. Şimdi Dışişleri bakanlığının bu davranışa karşı çıkma zamanı. Dışişleri bakanlığı bu davranışı reddetmelidir.” diyen Wyden, bu durumun federal hükümetin kolaylıkla yok sayabileceği başka insanlara yönelik uzak bir tehdit olmadığının altını çizdi. 

Oregon Senatörü Ron Wyden, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya hitaben, "Dışişleri bakanlığımız Sayın Kanter ve Erdoğan’ın totaliter rejimine karşı çıkan herkese insan hakları ve ifade özgürlüğü çerçevesinde davranması için Türkiye’ye tam saha pres uygulamalıdır." dedi.
SENATÖR WYDEN: DIŞİŞLERİ BAKANLIĞIMIZI TÜRKİYE'YE TAM SAHA PRES UYGULAMALI
Wyden, “Erdoğan’ın istismarları tam burada, ülkemizde, Amerikan topraklarında yaşanıyor. Ve Enes Kanter gibi insanlar da bunun kurbanları.” ifadelerini kullandıktan sonra Senato Başkanı’na hitaben şunları söyledi: “Ben üniversiteye zamanında daha genç bir adam olarak basketbol bursuyla gittim. 
Yerel meclis toplantılarında sık sık insanlara, çok kısa ve yavaş olmamdan ötürü gülünç bir fikir olan, vaktiyle NBA’de oynamak istediğimden bahsediyorum. 
Sahadaki becerilerim Enes Kanterinkilerden kesinlikle ışık yılları kadar uzaktı. Ama üniversitede (basketbol) oynamış biri olarak tam saha presin değerini tam olarak hatırladığımı söyleyebilirim. 
Buna sıkı sıkıya inanıyorum ve bir kez daha belirtmek isterim ki dışişleri bakanlığımız Sayın Kanter ve Erdoğan’ın totaliter rejimine karşı çıkan herkese insan hakları ve ifade özgürlüğü çerçevesinde davranması için Türkiye’ye tam saha pres uygulamalıdır. Sayın Başkan, sözlerime böylelikle son veriyorum.”

Please publish modules in offcanvas position.