Şoke eden rakam: Merkez Bankası'nın kasasında gerçekte 3 milyar dolar kaldı

Şoke eden rakam: Merkez Bankası'nın kasasında gerçekte 3 milyar dolar kaldı

''Merkez Bankası altınları satmadığı için piyasanın kendisine borç verdiği dövizleri müdahalelerde kullanıyor. Dolayısıyla aslında kasasında kendisine ait hiç döviz kalmamış durumda, altınların da sonuna geliyor diyebiliriz.''

Can Teoman / Ahvalnews.comMerkez Bankası’nın 3 milyar doları kaldı

Merkez Bankası’nın kendine ait döviz birikimini gösteren net döviz pozisyonunu anlaşılamaz bir şekilde hızla azaldığının ortaya çıkmasıyla, doların bir gün içinde 30 kuruş artıp, 5.80 TL’ye dayandığı 22 Mart’tan bu yana sadece üç hafta geçti. Ve dolar aradan geçen sürede hem mali piyasalar hem de siyasette yaşanan bir dizi fenomenin ardından geçen cuma akşamı yine 5.80 TL seviyelerine yakın kapattı.
Geçen üç hafta boyunca dolar kuru başladığı yere geri dönerken TL’nin dolara karşı değer kaybı sıfır olarak görülebilir. Ancak, Lira’daki değer kaybını durdurmak ucuz olmadı.
Türk ekonomi yönetiminin aralarında Londra’daki TL piyasasında bir faiz felaketine yol açarak yatırımcıyı küstüren önlemleri, borsa ve bono piyasasında hızlı satışlar, uluslararası risk primini gösteren CDS oranlarında hızlı yükseliş gibi gelişmeler bu kısa dönemde Türkiye tarafından ödenen başlıca bedellerdi. Ve elbette bütün bunlardan daha az önemi olmayan dövize satış müdahaleleri faturayı daha da kabarttı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası özellikle seçim öncesi kur artışının iktidar oylarında düşüşe yol açmaması için Türkiye tarihinin en büyük döviz satış müdahalelerini gerçekleştirirken, rezervleri de güneş altında kalmış bir dondurma gibi hızla eridi.
Bugün itibarıyla duruma bakıldığında, Merkez net döviz pozisyonunun, Türkiye’de dolara karşı topyekün savunma refleksinin harekete geçtiği 22 Mart’a göre 3.5 milyar dolar, brüt döviz rezervlerinin ise 5 milyar dolar yüksek olduğu görülebilir. Ancak ilk bakışta rezerv artışı gibi görünen bu fark tamamen aldatıcıdır.
Çünkü Merkez Bankası dövizdeki artış dalgasına karşı rezervlerini artırmak için bu dönemde piyasayla yaptığı alışverişte 17.5 milyar dolarlık rezerv artırıcı işlem gerçekleştirdi. Ancak görüldüğü toplam rezerv artışı bu işlemlerin yanında çok küçük düzeyde kaldı. Gerçekte, Merkez Bankası ekonomi için kritik hassasiyette bulunan döviz fiyatlarını baskılamak için tarihinin en büyük rezerv erimesiyle baş başa kaldı.
Elbette bu rezerv erimesi ve dövize yapılan müdahaleleri hesaplamak mümkün. Bunun için Merkez Bankası analitik bilançosu, döviz rezervleri ve piyasalara ilişkin bir takım verilere bakmak gerekli.
Birlikte hesaplayalım ve geniş çerçeveyi görmek için söz konusu rakamlarda Mart başından bu yana yaşanan değişimleri bakalım:
Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri mart başında 100 milyar 65 milyon dolardı. 5 Nisan’da rakam 97 milyar 306 milyon dolara indi. Bu beş hafta içinde 2.76 milyar dolarlık bir rezerv düşüşünü ifade ediyor. Rakamı aklınızın bir köşesinde yazın ve devam edelim.
Banka geçen ay döviz rezervlerini güçlendirmek için iki önemli hamle yaptı.
Birincisi piyasaya haftalık depo ihaleleriyle borç verdiği 2.5 milyar doları geri çağırdı. Bu rezervlere ek 2.5 milyar dolar katkı sağladı.
Rezervleri artırmak için ikinci hamle Merkez Bankası’nın TL karşılığı döviz swapı ihaleleriyle yaptığı döviz borçlanmaları oldu. Bunun için swapla yaptığı döviz alım tutarının, bankaların döviz ve efektif işlemi limitine oranını yüzde 10’dan, yüzde 40’a çıkardı. Bankaların döviz ve efektif limiti yaklaşık 50 milyar doları buluyor. Böylece daha önceden swapla alınan 5 milyar dolara ek olarak 15 milyar dolarlık döviz de rezervlere katkı olarak eklendi.
Görüldüğü üzere bu iki hamlenin rezervlere 17.5 milyar dolar artırması gerekiyor. Ayrıca buna ek olarak Merkez Bankası’nın reeskont kredisi yoluyla sağladığı dövizleri de eklemek gerekiyor. Bankanın verilerine göre geçen ay reeskont kredileri kanalıyla rezervlere 1.84 milyar dolar katkı yapıldı.
Dolayısıyla 2.76 milyar dolarlık brüt rezerv erimesi, 17.5 milyar dolarlık depo ve swap katkısı ile 1.84 milyar dolarlık reeskont dönüşü toplandığında Merkez Bankası’nın geçen ay 24.6 milyar dolarlık döviz kaybı yaşadığı görülüyor.
Ancak bu paranın hepsi piyasaya müdahale için satılmadı. Çünkü, Hazine’nin 4 milyar 32 milyon dolarlık dış borç ödemesi ile enerji KİT’lerine satılan 784 milyon dolar da bu döviz harcamalarının içinde yer aldı. Sonuç olarak Merkez Bankası’nın mart başından 5 Nisan’a kadar piyasalara döviz satışı müdahalesinin 19 milyar 974 milyon dolar olduğu anlaşılıyor. Bu Cumhuriyet tarihinin rekorunu ifade ediyor.
Bu kadar yüksek tutarlı müdahaleye rağmen doların düşmek yerine mart ayı başına göre 43 kuruş yani yüzde 8 değer kazanması ise elbette başarısızlığın ispatı olarak görülebilir.
Peki bu rakamlar sonucunda Merkez Bankası’nın ne kadar dövizi kaldı?
Bankanın net döviz pozisyonu, yani kendisine ait olan döviz ve altın miktarı incelendiğinde, geçen hafta Pazartesi 24.14 milyar dolarla en yüksek seviyesini gördükten sonra yeniden düşüşe geçtiği ve perşembe günü 22.98 milyar dolara gerilediği görülüyor.
Yukarıdaki hesaplamayı hatırlarsanız bu paranın içinde piyasadan swap karşılığı alınan borç dövizler de var. Bu rakam da bankaların döviz ve efektif piyasası limitlerinin yüzde 40’ı yani toplam 20 milyar dolar seviyesinde.
Söz konusu rakamı net döviz pozisyonundan çıkartırsak Merkez Bankası’nın kendisine toplam ait döviz cinsi varlığının 2 milyar 981 milyon dolara düştüğü anlaşılıyor. 2001 yılından sonraki en düşük seviye! Tabii rakama kasasında tuttuğu 20.6 milyar dolarlık altının da dahil olduğunu belirtelim.
Banka altınları satmadığı için piyasanın kendisine borç verdiği dövizleri müdahalelerde kullanıyor. Dolayısıyla aslında kasasında kendisine ait hiç döviz kalmamış durumda, altınların da sonuna geliyor diyebiliriz.
Bütün bu ayrıntılardan çıkan tablo ise bize şu sonucu veriyor. Merkez Bankası Hükümet’e de destek vermek için dövizi kontrol amacıyla yaptığı satışlarda önemli bir dönüm noktasına geliyor.
Banka kendisine ait rezervleri tüketme sınırına hızla yaklaşırken, bundan sonra brüt rezervlerin diğer kısmına yani Hazine’nin döviz hesapları ile vatandaşın bankaya yatırdığı dövizleri kullanmaya başlayacak. Yani devletin ve tasarruf sahiplerinin döviz mevduatları karşılığında kendisine emanet edilen dövizleri satacak. Bu tutar da son verilere göre 71 milyar doları buluyor.

Please publish modules in offcanvas position.